İZMİR 5. İdare Mahkemesi’ne sunulan Bilirkişi Raporu, Menemen’e bağlı Doğaköy Mahallesi yakınlarına yapılacak TOKİ Konutları Projesi için olumsuz rapor verdi. Uzmanlar tarafından hazırlanın 82 sayfalık raporda, proje hakkında “Planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygunluk oluşturmadığı’ ifadelerine yer verildi.
Erdal Karagöz, “Kurumlardan Bilgi Almadan TOKİ İçin İş Makinalarını Göndermek Suçtur”
Köylüler ve çevreciler, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na köyün yakınlarında yapılan TOKİ konutlarının, bölgenin tarihi ve doğal varlıklarına zarar vereceğini, hayvancılığı bitireceği gerekçeleriyle dava açmıştı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanvekili, Menemen Belediyesi Meclis Üyesi Erdal Karagöz, egehabermerkezi.com’a yaptığı açıklamada, “Bölgede yapılan inşaatların uygun olmadığını bu alanın mera ve sit alanı olduğunu defalarca söylememize rağmen dinlemek istemediklerini biliyoruz Kış aylarında 4 adet menfezden geçen su oranı yaklaşık saniyede 9-10 m3 doğacak sorumluları kim üstlenecek hiçbir kurumdan yeterli bilgi almadan iş makinelerini göndermek suçtur” dedi.


Mahkemeye sunulan Bilirkişi Raporu sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi,
Dava konusu proje, üst ölçekli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hükümlerine uygunluk göstermekle birlikte; proje ile getirilen konut ve yerleşim alanı kararının, planlama alanı ve yakın çevresindeki mevcut kullanım kararlarıyla oluşturulan mekânsal bütünlükle uyumlu olmaması ve alan ile yakın çevresinde yeni yapılaşma baskısı oluşturma potansiyeli taşıması nedeniyle planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygunluk oluşturmadığı,
PTD’nda imar planı taslağı uyarınca hazırlanan 1/500 ölçekli Vaziyet Planında öngörülen yapılaşma düzeninin yakın çevredeki düşük yoğunluklu ve az katlı kırsal yerleşim dokusuyla uyumunun ve eğim nedeniyle artan yapı yüksekliklerinin çevresel ve görsel etkilerinin yeterince değerlendirilmediği; bu nedenle PTD’nın “sağlıklı, yaşanabilir ve çevre kalitesi yüksek mekânlar oluşturmak” ve “çevreyle uyumlu mimari yapılar yapmak” yönündeki amaçların nasıl gerçekleştirileceğini açıklamak bakımından eksik ve yetersiz kaldığı ve projenin bu yönüyle de planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygunluk oluşturmadığı,
İşte O Rapor
İzmir ili, Menemen ilçesi, Doğa Mahallesi, 101 ada, 8 ve 9 nolu parsel taşınmazlarında yapılması planlanan “İzmir ili Menemen ilçesi Doğa Mahallesi 6 Etaplı 5011 adet konut (+40 kapıcı dairesi), 7 adet ticaret merkezi, 3 adet okul, 3 adet cami ve Rekreasyon Alanı inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi” Projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 27.01.2026 tarih ve E-20268 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açılan davada ayrıntıları 4. Bölümde açıklandığı üzere Bilirkişi Heyetimiz tarafından:
Jeoloji Mühendisliği Yönünden:
⮚ Dava konusu etkinlikle ilgili hazırlanmış olan PTD raporunda; söz konusu etkinliğin jeolojik ve hidrojeolojik açıdan yeterli düzeyde tanıtılmamış olduğu, ⮚ Eksik ve yetersiz değerlendirme nedeniyle jeolojik/hidrojeolojik baskı ve etkiler
bilinmediğinden etkinliğin olası çevresel etkilerinin ve alınması gereken önlemlerin de yeterince belirtilmemiş olduğu,
⮚ İmar planlarına esas jeolojik jeoteknik etüt raporu bulunmadığı, hidrojeolojik/hidrolojik değerlendirme raporunun hazırlanmadığı, yerleşime uygunluk haritasının sunulmadığı,
Gerekçeleriyle “ÇED Olumlu” kararının mevzuatlara uygun olmadığı,
Çevre Mühendisliği Yönünden:
⮚ Hidrokarbonların toplam organik bileşiklere dahil olması nedeniyle toplam organik bileşikleri için verilmiş olan 3 kg/saatlik eşik değerinin dikkate alınması gerektiği,
G. Tarcan – S. Delibacak – G. Polat – H. Koç – H. Allı – M.R. Seyfioğlu – S. Doğan 79 / 82
T.C. İzmir 5. İdare Mahkemesi E:2026/368 Bilirkişi Raporu
⮚ PTD’de hesaplanmış olan 8,99 kg/saatlik hidrokarbon kütlesel emisyon debisinin 3 kg/saatlik eşik değerini aşması nedeniyle modellemeye dahil edilmesi gerektiği, ⮚ Azot Oksitleri için hesaplanmış olan 11,16 kg/saatlik kütlesel emisyon debisinin 4 kg/saat eşik değerini aşması nedeniyle Azot Oksitleri parametresinin de modellemeye dahil edilmesi gerektiği,
⮚ Proje etki alanı dahilindeki İzmir Çanakkale Otoyolu ve Doğa Mahallesinin kaynak olarak hesaplara dahil edilerek TKD hesaplanması gerektiği ancak PTD’de toz parametresi için HKKD hesaplanmış olduğu,
gerekçelerine bağlı olarak Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygunsuzluk içerdiği,
Ziraat Mühendisliği Yönünden:
⮚ Dava konusu arazinin kullanım kabiliyet sınıfının VII. Sınıf olduğu, bu arazilerin sığ toprak derinliğine ve yüksek eğime sahip olduğu, toprak işlemeli tarım yapmaya uygun araziler olmadığı, eğim nedeni ile su erozyonuna açık, su tutma kapasiteleri düşük arazi olduğu,
⮚ Dava konusu arazinin çevresindeki arazilerin bitki örtüsünün fundalık ve çalılık olduğunun görüldüğü, yöredeki köylülerin, dava konusu araziye komşu arazileri (dava konusu arazinin üst bölümünü) küçükbaş hayvan otlatmak için kullandığı,
⮚ Dava konusu arazi yerine alternatif olarak çevrede küçükbaş hayvanların otlatılmasına uygun araziler bulunmakta olduğu,
⮚ Dava konusu arazi yerine alternatif olarak çevrede küçükbaş hayvanların otlatılmasına uygun araziler bulunduğu,
Gerekçeleriyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 27/01/2026 tarih ve E-20268 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının Ziraat Mühendisliği yönünden UYGUN OLDUĞU,
Arkeoloji Disiplini Yönünden:
⮚ Proje Alanının batı komşusu Neonteikhos Antik kenti I. Derece Arkeolojik Sit Alanı oluşturmasına karşın konuya ilişkin İzmir II Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’ndan görüş alınmadığı,
⮚ Keşif sırasında gerek Proje Alanı ve gerekse de çevresinde gerçekleştirilen yüzey araştırmasında Neonteikhos antik kenti yerleşiminin veya nekropolisinin proje alanı içerisine kadar yayıldığı yönünde güçlü kanıtların tespit edilmesi, arazide gerçek anlamda bir araştırmanın yapılmadığı,
