İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından 8 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklamada, AK Parti’nin Cemil Tugay’ın partiye katılmasının ardından İzmir’i kazandığı yönündeki değerlendirmelerine tepki gösterildi.
Açıklamada, “İzmir, 25 yıl sonra ilk defa AK Parti’ye mensup bir Büyükşehir Belediye Başkanı ile güne başladı” denilirken, bunun İzmir’de bir seçim yapıldığı anlamına gelmediği vurgulandı.
İYİ Parti, yaklaşık dört milyon İzmirli seçmenin sandıkta AK Parti’yi tercih etmediğini belirterek, bir belediye başkanının parti değiştirmesinin kentteki siyasi iradenin değiştiği şeklinde yorumlanamayacağını savundu.
Açıklamada, “Bir belediye başkanını aldınız. İzmir’i değil!” denilerek, “İzmir’in iradesi bir rozet töreninde devredilemez” ifadelerine yer verildi.
“Dün söylediklerinizle bugün yaptıklarınız arasında ne değişti?”
Cemil Tugay’ın geçmişte AK Parti’ye yönelik eleştirilerinin de hatırlatıldığı açıklamada, Tugay’ın daha önce parti değişikliğinin etik olmadığını söylediği ve AK Parti’ye geçme ihtimalinin “milyonda bir bile olmadığını” ifade ettiği belirtildi.
İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Tugay’ın geçmişte kendisini AK Parti’nin “korkulu rüyası” olarak tanımladığını ve “İçimdeki savaşçıyı göreceksiniz” sözlerini kullandığını hatırlatarak, “Bugün ise eleştirdiği partinin rozetini taşıyor. Ne değişti?” diye sordu.
Açıklamada ayrıca AK Parti’nin İzmir’deki yöneticilerine de “Daha düne kadar eleştirdiğiniz, belediyecilik anlayışını başarısız bulduğunuz bir belediye başkanı, bugün nasıl oldu da İzmir için büyük bir kazanıma dönüştü?” sorusu yöneltildi.
İYİ Parti, siyasi parti değişikliklerinin seçim sonuçlarının ardından seçmenin iradesini değiştirecek şekilde kullanılmasına karşı olduklarını belirtti. Açıklamada, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun “Seçmenin iradesi ciro edilemez!” sözleri hatırlatılarak, “Sandıkta kazanamadığınız iradeyi, Ankara’da rozet takarak kazanamazsınız!” denildi.
Devlet kaynakları tartışması
İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Cumhurbaşkanı’nın İzmir’e yönelik destek açıklamalarını da gündeme taşıdı. Açıklamada, kentin ulaşım, altyapı ve yatırım sorunlarının daha önce de bulunduğu belirtilerek, devlet imkanlarından yararlanmanın siyasi parti tercihiyle ilişkilendirilmemesi gerektiği savunuldu.
“Devletin imkânlarından yararlanmanın şartı, iktidar partisinin rozetini takmak mıdır?” sorusunun yöneltildiği açıklamada, İzmir’e yapılacak yatırımların destekleneceği ancak kamu kaynaklarının siyasi tercihlere göre dağıtılmasına karşı çıkılacağı belirtildi.
İYİ Parti ayrıca belediyenin kaynak kullanımı, ihaleleri, atamaları, imar kararları ve personel politikalarının takip edileceğini açıkladı. Açıklamada, siyasi gerekçelerle işten çıkarılma veya baskı iddiaları olması halinde çalışanların haklarının savunulacağı ifade edildi.
“Bu transferlerin kapısını açanlara da söyleyecek sözümüz var”
Açıklamada, siyasi transferlerin yalnızca Cemil Tugay’ın parti değişikliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi. İYİ Parti, geçmişte farklı partilerden kendi saflarına yapılan transferleri olumlu karşılayan siyasi aktörlere de eleştiriler yöneltti.
Açıklamada, “Parti değiştirmenin yalnızca size doğru yapıldığında demokratik bir tercih, sizden başka bir partiye doğru yapıldığında ise ihanet sayılamayacağı” ifade edildi.
İYİ Parti, siyasi transferlerin normalleştirilmesinin bütün partileri etkileyebilecek bir süreç başlatacağını savunarak, Cemil Tugay’ın aday gösterilme sürecinin de tartışılması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Bugün yalnızca Cemil Tugay’ın neden gittiğini değil, onu neden İzmirlinin önüne aday olarak koyduğunuzu da konuşmak zorundayız!” denildi.
Türkiye’nin gündemine dikkat çekildi
Basın açıklamasında Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin yanı sıra Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gündemine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
İYİ Parti, siyasetin parti değişiklikleri ve rozet törenleri etrafında şekillenirken vatandaşların geçim, güvenlik ve üretim sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Okullardaki güvenlik sorunlarına dikkat çekilen açıklamada, çocukların eğitim gördükleri ortamlarda güven içinde olması gerektiği vurgulandı. Okul çevrelerinde güvenlik önlemlerinin artırılması, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
İncir üreticilerinin sorunları gündemde
İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı, incir üreticilerinin yaşadığı sorunlara da değindi. TARİŞ’in alım fiyatlarını açıklamasına ilişkin çeşitli sorular yöneltilen açıklamada, fiyatların ne zaman belirlendiği, ne zaman ilan edildiği ve ilan edilen fiyat üzerinden ne kadar ürün alındığının kamuoyuna açıklanması istendi.
Geçen yıl birinci kalite kuru incir için 300 lira olarak belirtilen alım fiyatının bu yıl 250 liraya gerilediği yönündeki bilgilerin de açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi.
Üretim maliyetlerinin arttığına dikkat çekilen açıklamada, mazot, gübre, işçilik ve nakliye giderlerindeki yükselişin üreticiyi zor durumda bıraktığı ifade edildi.
İYİ Parti, tarım politikasının yalnızca hasat döneminde fiyat açıklamakla sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak, üreticinin emeğinin karşılığını alması ve tüketicinin uygun fiyatla gıdaya ulaşabilmesi gerektiğini belirtti.
Fon iddiaları için soruşturma çağrısı
Basın açıklamasında yatırım fonlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan iddialara da yer verildi. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin adının iddialarda geçtiği belirtilirken, İYİ Parti soruşturmanın sonucunun beklenmesi ve masumiyet karinesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, söz konusu işlemlerin nasıl gerçekleştiği, ilgili fonların nasıl denetlendiği ve yetkili kurumların hangi aşamalarda işlem yaptığı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi istendi.
İYİ Parti, “Kimse makamı nedeniyle hesap vermekten muaf tutulamaz!” diyerek, iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve varsa hukuka aykırılıkların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
“İzmirli’ye Soruyoruz” çalışması başlatılıyor
İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı, basın açıklamasının sonunda “İzmirli’ye Soruyoruz” adıyla yeni bir saha çalışması başlatacağını duyurdu.
İYİ Parti’nin açıklamasına göre, İzmir’in 30 ilçesinde stantlar kurulacak ve vatandaşlara siyasi parti transferleri, belediye başkanlarının seçim sonrasında parti değiştirmesi, aday belirleme süreçleri ve kentin sorunlarına ilişkin görüşleri sorulacak.
Çalışmanın amacının herhangi bir seçim sonucu ilan etmek veya vatandaşın iradesini parti adına yorumlamak olmadığı belirtilen açıklamada, “Amacımız, herkesin İzmir adına konuştuğu bir dönemde sözü bizzat İzmirliye vermek!” ifadeleri kullanıldı.
Açıklama, “İnanmıyorsanız sandık orada, İzmirli burada! HODRİ MEYDAN!” ve “İZMİR’İN SAHİBİ, O ROZET TÖRENİNDE FİKRİ BİLE SORULMAYAN MİLYONLARCA İZMİRLİDİR!” sözleriyle sona erdi.
