İzmir Barosu yönetimi, Ege Üniversitesi kampüsünde yaşayan 160 köpeğin kolluk kuvvetleri müdahalesi ile toplatılmasına sert tepki gösterdi. Açıklamada, “Yeni rektörlük yönetiminin ilk icraatlarından biri, bu yaşam alanını ortadan kaldırmak ve hayvanları belediye eliyle toplatmak olmuştur!” denildi.
İzmir Barosu konu hakkında şu açıklamayı yaptı, “16 Ekim’i 17 Ekim’e bağlayan gece, Ege Üniversitesi kampüsünde yaşayan yaklaşık 160 köpek, rektörlüğün talebi, Bornova Kaymakamlığının iş birliği ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle Bornova Belediyesi tarafından zor kullanılarak yaşam alanlarından alınmıştır.
Söz konusu köpekler, hayvanların toplatılarak bakımevlerine kapatılmasının önünü açan yasal düzenlemenin ardından, önceki rektörlük yönetiminin bilgisi ve izniyle gönüllüler tarafından oluşturulan yaşam alanına yerleştirilmişti. Öğrencilerin, akademisyenlerin ve gönüllülerin emek ve desteğiyle hayvanların güvenli koşullarda yaşamlarını sürdürmeleri sağlanıyordu.
160 Hayvanın Akibeti Belirsiz! İki Kadın Avukat Kolluk Şiddetine Maruz Kaldı
Ancak yeni rektörlük yönetiminin ilk icraatlarından biri, bu yaşam alanını ortadan kaldırmak ve hayvanları belediye eliyle toplatmak olmuştur! Aralarında çok sayıda yaşlı ve yavru köpeğin de bulunduğu yaklaşık 160 hayvanın akıbeti halen belirsizdir. Hayvanların nerede tutulduğu, sağlık durumları ve yaşam koşulları konusunda kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Hukuka ve vicdana aykırı bu uygulamaya tepki gösteren öğrenciler, akademisyenler ve alanda bulunan meslektaşlarımız Av. Bilge Berk ile Av. Ezgi Yağmur Tokatlı da kolluk şiddetine maruz kalmıştır. Bir üniversitenin yönetimine gelmenin ilk icraatı, yaşam hakkına yönelik böylesine ağır bir müdahale olmamalıdır! Bilimin, aklın ve vicdanın temsil edilmesi gereken üniversitelerde, hayvanların yaşam alanlarından kolluk gücüyle sökülüp alınması kabul edilemez.
Yaşam Hakkı Yerine Hayvanları Bakımevlerine Kapatmayı Çözüm Olarak Gören Anlayış
Rektörlüğün bilgisi ve izniyle oluşturulmuş bir yaşam alanının, yine rektörlüğün talebiyle gece yarısı operasyonuyla boşaltılması, hukuki dayanağı ve ölçülülüğü yönünden ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Hayvanların akıbeti derhal açıklanmalı, sağlık ve yaşam koşulları güvence altına alınmalı ve güvenli yaşam alanlarına geri dönmeleri sağlanmalıdır. Yaşam hakkını korumak yerine hayvanları bakımevlerine kapatmayı çözüm olarak gören anlayışı kabul etmiyoruz! Gece yarısı operasyonlarıyla hayvanların yaşam hakkının ortadan kaldırılmasına sessiz kalmayacağız! İzmir Barosu olarak bu müdahaleyi en güçlü biçimde kınıyor, sorumlular hakkında gerekli hukuki girişimlerde bulunacağımızı ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
