Kente uzun yıllar hizmet eden İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı ve YENİ Parti İzmir İl Başkan Adayı Aziz Kocaoğlu, İzmirliler’in vermediği, ‘Ben sana İzmir’i teslim etmeyeceğim’ dediği İzmir’i Cemil Tugay’ın AKP’ye teslim ettiğini söyledi.
Gerçekleştirdiği adaylık konuşmasında küçük yaştan itibaren siyasetin her alanında bulunduğunu aktaran İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Ailem siyasetle uğraşıyordu. Babam da siyasetin içindeydi. 1954 seçimlerinde, henüz altı yaşındayken mahallede oy pusulası dağıttım. O dönemi gençler hatırlamaz; birleşik oy pusulası yoktu. İnsanlar sandığa giderken oy verecekleri kişinin pusulasını alırlardı. Ben de ‘Teyze, bunu at; amca, babamın selamı var, bunu at’ diyerek pusulaları dağıtırdım. O günden bugüne siyasetin her alanında görev aldık. Babam üç kez belediye başkan adayı oldu ve üçünü de ön seçimde kazandı. Partinin geleneğini, yazılı ve yazılı olmayan kurallarını yaşayarak öğrendim. Gençlik kollarında çalıştım. Bornova’da iş hayatına başladıktan sonra da partimize her türlü maddi ve manevi desteği verdim. Ancak siyasete aktif olarak giremedim. Çünkü bir nesil siyaset yaptığında aile maddi açıdan kayba uğrar; ikinci neslin bu kayıpları telafi ederek aileyi toparlaması gerekir. Biz de öyle yaptık. 1999 yılında partimizin baraj altında kalmasının ardından, ‘Benim partime ne oluyordu’ diyerek Bornova’da siyasete girdim. Bana ilçe başkanlığı teklif edildiğinde, ‘İlla ben olacağım diye bir iddiam yok. Ben yönetim kuruluna gireceğim, partime hizmet edeceğim’ dedim. O dönem il başkanı adayımız olan Alaattin Yüksel Beyefendi de aynı kongrede buradaydı. Bana, ‘İlde beraber çalışalım’ dedi. Ben de ‘Koordinasyonu ben sağlayayım. Bornova’yı biliyorum. Bornova’da partiyi büyüteceğim, partiyi toparlayacağım’ dedim. Nitekim Bornova’da partimizi toparladık ve ilk seçim için gerekli hazırlıkları yaptık. Adayımıza gereken desteği vermek üzere çalıştık. Genel merkez beni aday gösterdi ve ipi göğüsledik. Göreve başladıktan sonra, efsane başkanımız Ahmet Piriştina’nın vefatının ardından, Allah rahmet eylesin, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Grubu beni Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdi. Meclisin de onayıyla önce iki ay Bornova Belediye Başkanlığı, ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüm” dedi.
Kocaoğlu, “İmamoğlu’nun Başına Gelenler Benim de Başıma Geldi”
Kendisinin de Ekrem İmamoğlu gibi görev süreci içerisinde hukuksuzluklara maruz kaldığını aktaran Kocaoğlu, “Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarımızın başına gelen kanunsuz, adaletsiz ve hukuksuz olayların benzerlerini Türkiye’de ilk kez ben yaşadım. 2 Mayıs 2011’de bütün şirketlerimize, personelimizin evlerine ve belediyeye baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında 130 arkadaşımız tutuklandı. Süreci biliyorsunuz. Dimdik ayakta durduk. Mahkemelerde, hapishanelerde koşturduk. Akşam geldik, sabaha kadar çalıştık. Emin olun, belediye bürokrasisi ve işçi kardeşlerimiz olağan dönemdekinden daha yoğun bir çalışma temposuyla görev yaptı. Daha fazla mücadele verdi, geceyi gündüzüne kattı ve İzmirliye mahcup olmadı. Bizi o mücadelede güçlü kılanın ne olduğunu biliyor musunuz? İzmirliydi. Her duruşmaya Bayındır’dan çiçek üreticisi kadınlar, Tire’den süt üreticileri, Ödemiş’ten fidan üreticileri, Kiraz’dan peynir üreticileri, Yarımada’dan zeytin üreticileri, Bergama’dan bal üreticileri geldi. Köylümüz, kentlimiz, vatandaşımız oradaydı. Elbette yalnızca Cumhuriyet Halk Partililer ve işçiler değil, İzmir halkı da yanımızdaydı. İzmirli bizi korudu. O badireyi de hep birlikte atlattık” şeklinde konuştu.
Kocaoğlu, “Tugay İzmirlerin Vermediği Kenti AKP’ye Teslim Etti”
İzmir’in yıllardır AKP zihniyetine geçit vermediğini ancak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın İzmir’i AKP’ye teslim ettiğini söyleyen Kocaoğlu, “İzmirlinin vermediği, ‘Ben sana İzmir’i teslim etmeyeceğim’ dediği Büyükşehir Belediyesini, İzmirlinin oylarıyla seçilen bir kişi gidip AKP’ye teslim etti. Gerekçe ise şuydu: Her dönen, hizmet almak için dönüyordu. 1980’lerden, ANAP iktidarından bu yana şaşı bakılan, devlet yatırımları yapılmayan, hatta yatırımları engellenen İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerelden kalkınma projeleriyle gelişti ve önemli aşamalar kaydetti. Tarımda, hayvancılıkta, sanayide ve turizmde büyük ilerlemeler sağlandı. Ben iktisatçıyım, işletmeciyim, iş insanıyım. Hem iş hayatını hem de devleti bilirim. Bu doğrultuda bir stratejik plan hazırladım. Planın özünde kalkınma vardı. Kenti büyüterek yoluma devam ettim” ifadelerini aktardı.
