Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtlarda yaşanan güvenlik zafiyetleri ve yemek skandallarına bir tepki de TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Öğrenci Üye Komisyonundan geldi.
“Yönetimsel vurdumduymazlık”
“Üniversite yurtlarında güvenlik zafiyetleri ve barınma hakkı ihlalleri kabul edilemez” başlıklı bir açıklama yayınlayan komisyon, “Geçtiğimiz hafta İzmir’in Çiğli ilçesi Balatçık Mahallesi’nde bulunan Bakırçay Kız KYK Yurdu Ek Blok’ta yaşanan skandal olay, üniversite öğrencilerinin en temel hakkı olan güvenli barınma hakkının nasıl hiçe sayıldığını bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Bir şahsın elini kolunu sallayarak yangın merdiveninden yurda girmesi ve teras katında sergilediği gayriahlaki tutum, basit bir güvenlik açığı değil, yönetimsel bir vurdumduymazlıktır. Kendi öğrencisine “bir dakika geç geldin” diyerek SMS üzerinden aile baskısı kuran ve en küçük hak arama talebinde tutanak tehdidiyle sindirme politikası izleyen yurt yönetimi, dışarıdan gelen tacizciyi engellemekte aciz kalmıştır. Müdahale anında güvenliğin gösterdiği gayriciddi tavır ve sonrasında mağdur edilen arkadaşlarımızın kimlik bilgilerinin istenerek baskı altına alınmaya çalışılması, KYK yönetimlerinin önceliğinin öğrenciyi korumak değil, yaşanan ihmalleri örtbas etmek olduğunu kanıtlamıştır” dedi.
Enes Kara gibi nice arkadaşımızı bizden koparak denetimsiz yapılar
“Bu vahim olay; Aydın’da ihmaller zinciri ile düşen asansörde yitirdiğimiz Zeren Ertaş’tan, Osmaniye’de sıcak su verilmediği için soğuk suyla duş alırken kalp krizi geçiren arkadaşımızdan ve her gün bir yenisi eklenen toplu zehirlenme vakalarından bağımsız değildir. Geleceğin mühendisleri olarak biliyoruz ki, bir binanın güvenliği sadece duvarlarından ibaret değildir; liyakatli yönetim ve teknik denetim birer zorunluluktur. Öğrenciyi saniyelerle takip eden dijital sistemlerin, asansörlerin periyodik bakımlarında veya dış kapı güvenliğinde çalışmıyor olması, sistematik bir yönetim zafiyetinin göstergesidir. Bizler; tavanı çökmeyen, asansörü düşmeyen ve dışarıdan yabancı bir şahsın giremediği, can güvenliğimizin sağlandığı nitelikli alanlarda yaşamak istiyoruz. Barınma krizine bulunan “çözümün” mevcut odalara fazladan ranzalar atılarak bizleri daracık alanlara hapsetmekten ibaret olması kabul edilemez. Kontenjan artırımı adı altında uygulanan bu “istifleme” düzeni; hijyeni yok ettiği gibi mahremiyeti ve güvenliği de zedelemektedir. Yurtlar öğrenci yuvası olmaktan çıkmış, adeta birer depo gibi kullanılmaya başlanmıştır. Bu sıkışıklık ve niteliksizlik, her türlü kaza ve zafiyete davetiye çıkarırken; kamusal yurtların bu hale getirilmesi, ekonomik krizle boğuşan öğrenciyi cemaat ve tarikat yurtlarının karanlığına mahkûm etmektedir. Enes Kara gibi nice arkadaşımızı bizden koparan bu denetimsiz yapılar, öğrenciyi ya güvensiz KYK yurtlarına ya da ideolojik karanlıklara mecbur bırakan bu sistemin bir sonucudur.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Öğrenci Üye Komisyonu olarak, Balatçık’taki sıra arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu ve bu baskı düzenine karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. İlgili yurt müdürünün görevden alınması ve failin tutuklanması adaletin sağlanması için bir başlangıç olsa da, köklü bir değişim şarttır. Üniversite yaşamının her alanında laik, güvenli ve insanca barınma koşulları sağlanana dek sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Barınma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır ve bu hakkın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz.
